Bir Nesil
Bir zamanlar bir nesil vardı; yeryüzüne iz bırakmaya ant içmişti. Onlar, fikirleriyle dağları yerinden oynattı, zamanın çarkına müdahale etti, dünyayı kendi elleriyle yeniden yoğurdu.
Bir nesil daha geldi; onlar da değişim yemini etti. Rüzgâr tersinden esti, kapılar kapanmadı belki ama aralanmadı da. Yine de onlar, kendilerini değiştirmediler; duruşları kaya gibi, inançları sarsılmaz kaldı.
Sonra bir başka nesil yürüdü sahneye. Büyük sözlerle çıktılar yola, ama yollar onları başka istikametlere savurdu. Değiştirmek istedikleri dünyaya benzememek için and içmişlerdi, ama sonunda en çok kendileri benzedi o dünyaya.
Ve şimdi…
Zamanın nabzını tutmaya çalışan bir nesil var sahnede. Ne bir devrimin rüyasını görüyorlar ne de direnişin ağırlığını taşıyorlar. Onlar, değişimin peşinde koşuyor; çoğu zaman neyin değiştiğini bile tam bilmeden.
Belki bir gün, onlar da ardında bir iz bırakır. Ama o iz, yön verenlerin değil; sadece ayak uyduranların izi olur.